 |
Son Konular |
 |
|
Son 30 Gün içinde Konu Eklenmedi. |
 |
|
|
 |
Popüler Konular |
 |
|
Son 30 Gün içinde Konu Eklenmedi. |
 |
|
|
 |
Döviz Bilgileri |
 |
|
Döviz |
Alış |
Satış |
| Dolar |
1.5286 |
1.536 |
| Euro |
2.0873 |
2.0974 |
|
 |
| |

|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kuş tüylerinin yapısı |
|
|
|
Tarih : 10.11.2008 - 01:17:47 |
|
| Kuşların sürüngenlerden evrimleştiğini iddia eden evrim teorisi, bu iki ayrı canlı sınıfı arasındaki dev farkları asla açıklayamamaktadır. Kuşlar; içi boş hafif kemiklerden oluşan iskelet yapıları, kendilerine özgü akciğer sistemleri, sıcakkanlı meta |
|
|
|
Kuşların sürüngenlerden evrimleştiğini iddia
eden evrim teorisi, bu iki ayrı canlı sınıfı arasındaki dev farkları
asla açıklayamamaktadır. Kuşlar; içi boş hafif kemiklerden oluşan
iskelet yapıları, kendilerine özgü akciğer sistemleri, sıcakkanlı
metabolizmaları gibi özellikleriyle sürüngenlerden çok farklıdır.
Kuşlarla sürüngenlerin arasına aşılmaz bir uçurum koyan bir başka
özellik ise, tamamen kuşlara has bir yapı olan tüylerdir.
Tüyler kuşları bu kadar ilginç kılan estetik unsurlardan en
önemlisidir. “Tüy gibi hafif” sözü tüyün o zarif yapısındaki
mükemmelliği açıklar niteliktedir.
Temelde protein yapısına sahip olan tüyler keratin adı verilen bir
maddeden yapılmıştır. Keratin, derinin alt tabakalarındaki yaşlı
hücrelerin besin ve oksijen kaynaklarından uzaklaşarak ölmesi ve
yerlerini genç hücrelere terk etmesi sonucu oluşan sert ve dayanıklı
bir maddedir.
Kuş tüylerindeki mükemmel yaratılış hiçbir evrimsel süreçle
açıklanamayacak kadar komplekstir. Ünlü kuş bilimci Alan Feduccia,
“tüylerin her özelliği aerodinamik fonksiyona sahiptir. Hafiftirler,
kaldırma kuvvetleri vardır ve kolaylıkla eski biçimlerine dönebilirler”
der. Feduccia, evrim teorisinin çaresizliğini ise şöyle kabul eder:
Uçmak için böylesine tasarlanmış bir organın, nasıl olup da ilk başta
başka bir amaca yönelik olarak ortaya çıktığını anlayamıyorum.
Tüylerdeki bu yaratılış, Charles Darwin’i de çok düşündürmüş, hatta
tavus kuşu tüylerindeki mükemmel estetik kendi ifadesiyle Darwin’i
“hasta etmiş”ti. Darwin, arkadaşı Asa Gray’e yazdığı 3 Nisan 1860
tarihli mektupta “gözü düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu. Ama
kendimi zamanla bu probleme alıştırdım” dedikten sonra şöyle devam
ediyordu:
Şimdilerde ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız
ediyor. Örneğin bir tavus kuşunun tüylerini görmek, beni neredeyse
hasta ediyor.
Tüycükler ve Çengeller
Eğer bir kuş tüyünü mikroskop altına alır ve incelersek, karşımıza
olağanüstü bir yaratılış çıkar. Tüylerin ortasında hepimizin bildiği
uzun ve sert bir boru vardır. Bu borunun her iki tarafından yüzlerce
tüy çıkar.
Boyları ve yumuşaklıkları farklı olan bu tüyler kuşa aerodinamik
özellik kazandırır. Ancak daha da ilginç olanı, bu tüylerin herbirinin
üzerinde de, “tüycük” denilen ve gözle görülemeyecek kadar küçük olan
çok daha küçük tüylerin bulunmasıdır. Bu tüycüklerin üzerinde ise
“çengel” adı verilen minik kancalar vardır. Bu kancalar sayesinde her
tüycük birbirine sanki bir fermuar gibi tutunur. Bu muhteşem yaratılışı
daha yakından görmek için turna kuşunun tüylerinin yalnızca birisini
ele alalım. Bu tek tüyün üzerinde, tüy borusunun her iki yanında uzanan
650 tane incecik tüy vardır. Bunların her birinde ise 600 adet
karşılıklı tüycük bulunur. Bu tüycüklerin her biri ise, 390 tane
çengelle birbirlerine bağlanır. Çengeller bir fermuarın iki tarafı gibi
birbirine kenetlenmiştir. Birbirine çengellerle kenetlenen tüycükler, o
kadar bitişiktir ki, duman üflendiği takdirde bile aralarından geçemez.
Çengeller herhangi bir şekilde birbirinden ayrılırsa, kuşun bir
silkinmesi veya daha ağır hallerde gagasıyla tüylerini düzeltmesi
tüylerin eski haline dönmesi için yeterlidir.
Kuşlar hayatlarını devam ettirebilmek için tüylerini daima temiz,
bakımlı ve her an kullanıma hazır tutmak zorundadır. Tüylerin bakımı
için kuyruklarının dibinde bulunan yağ keselerini kullanır. Gagalarıyla
bu yağdan bir miktar alarak, tüylerini temizler ve parlatır. Bu yağ,
yüzücü kuşlarda, suyun içinde veya yağmur altındayken suyun deriye
ulaşmasına engel olur.
Dahası kuşlar tüylerini kabartarak, soğuk havalarda vücut ısılarının
düşmesini engeller. Sıcak havalarda ise tüylerini vücutlarına
yapıştırarak, vücutlarının serin kalmasını sağlar.
Tüy Tipleri
Vücudun çeşitli yerlerinde bulunan tüylerin her birinin görevi
farklıdır. Kuşun karnındaki tüyle kanat ve kuyruk tüyleri birbirinden
farklı özelliklere sahiptir. Büyük tüylerden meydana gelen kuyruk
tüyleri dümen ve fren görevini yerine getirir. Kanat tüyleri ise, kanat
çırpma esnasında açılarak yüzeyi genişletecek ve kaldırma kuvvetini
artıracak bir yapıdadır. Kuşun kanadını aşağı doğru çırpması sırasında,
tüyler birbirlerine yakın duruma gelerek, aralarından hava sızması
engellenir. Kanatların yukarıya doğru kalkışı esnasında ise tüyler
iyice açılarak aralarından havanın geçmesine elverişli bir pozisyon
alır. Kuşlar, uçabilme yeteneklerini koruyabilmek için belirli
dönemlerde tüy döker. Yıpranmış ya da yırtılmış büyük tüyler,
görevlerini tam olarak yerine getiremedikleri için hızla yenilenir.
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
311 Kişi Tarafından Okundu. |
|
Yorum ( 0 )
|
|
|
|
|
Kayıtlı Yorum Bulunmuyor. |
|
|
|
|
Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|